Israrlı Takip Suçu (TCK m. 123/A)

Israrlı Takip Suçu (TCK m. 123/A)

Israrlı Takip Suçu (TCK m. 123/A)

Giriş

Toplumsal yaşamın bir gereği olan bireysel özgürlük ve iç huzur, modern hukuk sistemlerinin koruması altındaki en temel değerlerdendir. Teknolojinin gelişimi ve sosyal ilişkilerin dijital platformlara taşınmasıyla birlikte, kişilerin huzurunu ve güvenlik duygusunu hedef alan yeni suç tipleri ortaya çıkmıştır. Bu suçlardan biri olan ve "stalking" olarak da bilinen ısrarlı takip, mağdurlar üzerinde yarattığı yoğun psikolojik baskı ve korku nedeniyle ciddi bir insan hakkı ihlali olarak kabul edilmektedir. Türk hukuk sistemi, bu eylemlerin ciddiyetini göz önünde bulundurarak 27 Mayıs 2022 tarihinde yaptığı yasal düzenleme ile ısrarlı takibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 123/A maddesi altında bağımsız bir suç olarak tanımlamıştır.

Bu makalede, ısrarlı takip suçunun hukuki tanımı, unsurları, cezai yaptırımları, nitelikli halleri ve yargılama sürecine ilişkin detaylar kapsamlı bir şekilde ele alınacak ve mağdurların başvurabileceği hukuki yollar hakkında bilgi verilecektir.

Israrlı Takip Suçunun Yasal Tanımı ve Korunan Hukuki Değer
TCK'nın "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" başlığı altında düzenlenen 123/A maddesi, ısrarlı takip suçunu şu şekilde tanımlamaktadır:

Madde 123/A -

(1) Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Bu düzenleme ile kanun koyucunun korumayı amaçladığı temel hukuki değer, kişilerin özgürce ve güvende yaşama hakkı, özel hayatın gizliliği ve manevi bütünlüğüdür. Suç, mağdurun hayatında sürekli bir tehdit ve kontrol hissi yaratarak, gündelik yaşamını normal bir şekilde sürdürmesini engellemeyi hedef alan eylemleri cezalandırmaktadır.

Suçun Unsurları
Bir eylemin TCK m. 123/A kapsamında ısrarlı takip suçu olarak değerlendirilebilmesi için belirli unsurları barındırması gerekmektedir.

1. Maddi Unsur (Eylem)
Suçun maddi unsuru, kanunda seçimlik hareketli olarak tanımlanmıştır. Failin aşağıdaki iki hareketten birini "ısrarlı" bir şekilde gerçekleştirmesi yeterlidir:

Fiziken Takip Etmek: Failin, mağdurun peşinden gitmesi, konutunun veya iş yerinin önünde beklemesi, gittiği sosyal mekanlara (kafe, spor salonu, okul vb.) giderek kendisini göstermesi gibi eylemler bu kapsamdadır.

Temas Kurmaya Çalışmak: Failin, mağdurla iletişim kurma çabasıdır. Bu çaba, çeşitli araçlar kullanılarak gerçekleştirilebilir:

Haberleşme ve İletişim Araçları: Sürekli telefonla arama, kısa mesaj (SMS), WhatsApp veya diğer anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden mesaj gönderme, mektup yollama.

Bilişim Sistemleri: Sosyal medya platformları (Instagram, Facebook, Twitter vb.) üzerinden sürekli mesaj atma, takip isteği gönderme, sahte profillerle rahatsız etme, e-posta gönderme.

Üçüncü Kişiler: Ortak arkadaşlar veya tanımadık kişiler aracılığıyla mağdura haber veya hediye göndermeye çalışma.

Bu eylemlerin suç teşkil etmesi için temel kriter "ısrar" unsurudur. Yani, eylemin bir defaya mahsus olmayıp, süreklilik arz eden, tekrarlanan bir biçimde yapılması gerekmektedir. Yargıtay kararlarında ısrar, failin mağdurun rahatsızlığını bilmesine veya bilebilecek durumda olmasına rağmen eylemlerine devam etmesi olarak yorumlanmaktadır.

2. Netice (Sonuç)
Kanun, bu suçun oluşması için failin ısrarlı eylemleri sonucunda mağdur üzerinde belirli bir etkinin ortaya çıkmasını şart koşmuştur. Bu neticeler de seçimliktir:

Mağdur Üzerinde Ciddi Bir Huzursuzluk Oluşması: Eylemlerin, mağdurun iç dünyasında belirgin ve ağır bir rahatsızlık, gerginlik veya tedirginlik yaratmasıdır.

Mağdurun Kendisinin veya Yakınlarından Birinin Güvenliğinden Endişe Duyması: Mağdurun, failin davranışları nedeniyle kendi can güvenliği, vücut bütünlüğü veya sevdiklerinin güvenliğine yönelik bir korku ve kaygı yaşamasıdır.

Bu neticelerden birinin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterlidir.

3. Manevi Unsur (Kast)
Israrlı takip suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, gerçekleştirdiği takip veya temas kurma eylemlerini ve bunların ısrarlı niteliğini bilmesi ve istemesi gerekmektedir. Taksirle, yani dikkatsizlik veya özensizlik sonucu bu suçun işlenmesi mümkün değildir. Failin amacı, mağduru korkutmak, rahatsız etmek veya bir ilişkiye zorlamak olabilir; ancak saik (güdü) suçun oluşumu açısından önem taşımaz.

Cezai Yaptırımlar ve Suçun Nitelikli Halleri
Temel Ceza
Israrlı takip suçunun temel halini işleyen faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Nitelikli Haller (Cezanın Artırılmasını Gerektiren Durumlar)
TCK m. 123/A'nın ikinci fıkrasında, suçun belirli durumlarda işlenmesi halinde cezanın artırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hallerde faile verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Bu nitelikli haller şunlardır:

Suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanmış eşe karşı işlenmesi: Kanun, daha savunmasız konumda olan çocukları ve boşanma/ayrılık gibi hassas süreçlerden geçen eski eşleri özel olarak koruma altına almıştır.

Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması: Failin eylemlerinin, mağdurun yaşam düzenini kökten değiştirecek kadar ağır sonuçlar doğurması hali.

Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi: Failin, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş bir koruma kararını ihlal ederek suçu işlemesi, eylemin vahametini artıran bir durum olarak kabul edilmiştir.

Yargılama Süreci
Şikâyet
Israrlı takip suçu, takibi şikâyete bağlı bir suçtur. Bu, soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun şikâyetçi olmasının zorunlu olduğu anlamına gelir. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanmalıdır. Aksi takdirde bu hak düşer. Mağdur, yargılamanın herhangi bir aşamasında şikâyetinden vazgeçerse dava düşer.

Uzlaştırma
Israrlı takip suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca uzlaştırma kapsamında değildir. Yani, fail ile mağdur arasında bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma yoluna gidilemez.

Görevli Mahkeme
Bu suçla ilgili davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir.

Mağdurlar Ne Yapmalı?
Israrlı takip eylemlerine maruz kalan bir kişinin atması gereken adımlar şunlardır:

Faille İletişimi Kesin: Failin arama, mesaj veya sosyal medya gibi yollarla kurmaya çalıştığı iletişime kesinlikle yanıt vermeyin. Verilen her cevap, faili eylemlerine devam etme konusunda cesaretlendirebilir.

Delil Toplayın: Size gönderilen tüm mesajların, e-postaların, arama kayıtlarının ekran görüntülerini alın. Sosyal medya profillerini, yapılan yorumları kaydedin. Fiziksel takip durumunda, olayın tarihini, saatini, yerini ve varsa tanıkları not edin. Bu deliller, hukuki süreçte ispat açısından hayati öneme sahiptir.

Resmi Makamlara Başvurun: Topladığınız delillerle birlikte en yakın polis merkezine, jandarma karakoluna veya doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek şikâyetçi olun.

Koruma Tedbiri Talep Edin: Şikâyetle birlikte veya ayrı olarak, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma talep edebilirsiniz. Aile Mahkemesi'nden fail hakkında uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, konuta ve iş yerine yaklaşmama gibi koruyucu tedbir kararları aldırabilirsiniz. Bu kararlara uyulmaması, fail hakkında ayrıca zorlama hapsi uygulanmasını gerektirir.

Hukuki ve Psikolojik Destek Alın: Süreci bir avukat aracılığıyla takip etmek haklarınızı daha etkin bir şekilde korumanızı sağlar. Aynı zamanda, ısrarlı takibin yarattığı psikolojik travmayla başa çıkmak için profesyonel psikolojik destek almaktan çekinmeyin.

Sonuç

Israrlı takip, mağdurun hayatını adeta bir kabusa çeviren, özgürlüğünü kısıtlayan ve güvenlik duygusunu yok eden ciddi bir suçtur. Türk Ceza Kanunu'nda yapılan düzenleme, bu eylemlerin cezasız kalmayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Mağdurların sessiz kalmaması, yasal haklarını bilmesi ve zamanında hukuki yollara başvurması, bu suçla mücadelede en etkili yöntemdir.

Hukuki süreçte sorun yaşamamanız adına bir avukat ile çalışmanız her zaman daha sağlıklı olacaktır. detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

Av. Abdurrahman Kıratlı

av.abdurrahmankiratli@gmail.com

Makale Bilgileri

  • Kategori: Ceza Hukuku
  • Yazan: Abdurrahman Kıratlı
  • Yayınlanma: 14 Ekim 2025
  • Bloglara Dön